117 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

    

ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

YALANCILIK DOĞRULUK ÜZERİNE

Aktif .

Öğrencilerimize Çocuklarımıza Arkadaşlarımıza Suçlu olanlara kısacası İnsanlara her hangi bir olumsuzlukta ilk sorduğumuz sorular:"Yalan söyleme ?Sahi mi?Gerçek mi? " deriz.O da hemen inandırıcı olmak için "VALLAHİ !BİLLAHİ ! TALLAHİ! İKİ GÖZÜM ÖNÜME AKSIN !GÖZLERİM KÖR OLSUN "der de der.Bir de hüngür hüngür ağlar.iki gözü iki çeşme .Münafıklık ikiyüzlülük gelişmeye başlar..çünkü doğru onda gizlidir.korkar yada çekinir doğru ne ?söylemez yalanı tercih eder.Oysa o kişi daha suç işleyip işlemediği belli değilken ONU PEŞİN PEŞİN SUÇLAMIŞ OLMUYOR MUYUZ? ve belki dedikleri doğrudur yanlıştır bilemiyoruz.Şahitler arıyoruz.ve daha kötüsü bu YALANCILIK MESLEĞİNİ EDİNENLER GERÇEKLERİ SAPTIRANLARDIR ve SAPTIRTANLARLARDIR..İncelemeden araştırmadan hemen “OKEY! DOĞRU!”Diye yalancı şahitler de buluverir.anlamadan dinlemeden peşin hükümlü oluverir bu zavallılar.!

 

Oysa bunun yerine :

 

kişiye "DOĞRU SÖYLE !" demeliyiz ki O KİŞİYE YOL GÖSTERMİŞ olalım....SEÇENEKLER SUNARIZ ASLINDA . Önünü açarız SONRA “Bak doğru söyle ki senin şahitliğinle insanlar acı çekmesin yada kurtuluşa ersin.”demek çok yanlışı yok eder.O KİŞİNİN HEM KENDİSİNE HEM DE BULUNDUĞU TOPLUMA KARŞI ÖZGÜVENİ ARTAR.SORUMLULUK DUYGUSU PEKİŞİR..DÜRÜST GÜVENİLİR İNSAN OLABİLİR.”Benim çocuğum doğruyu söyler !” YADA” asla Yalan söylemez” de bir başka çelişkidir...Neden mi ?Belki yalan söylüyordur.Yüzleştirmek gerekir.Soruları iyi sormak gerekir..Bu nedenle kangren olmuş olaylar “iyi ve net soru tekniğiyle”çözüle bilindiğine şahit oluyoruz.

 

Anlaşılıyor ki yalan yada doğruluk bir şekilde öğreniliyor ve uygulanıyor.İnsanlar kendine göre şekillendirebiliyor.istediği yerde ileri yada geri konuşabiliyor.Zaten dedikodu ,gıybet toplumsal bir hastalık ..Din iyi öğretilmeli ki Allah’ın öğütleri gerçek yerini bulsun.“asla yalancılardan olmayınız”dan feyz alınabilinsin.İslam dini yada diğer dinler DOĞRULUK ÜZERİNEDİR.Neden insanlar yalan söyleyip dururlar anlamak mümkün değil.Sözün de durmazlar verdikleri sözü tutmazlar .Borç alıp vermeyenler hep böyle değil mi?Ne yalvarmalar yakarmalarla alınan ödünç para bir türlü geri ödenmez..”yarın da yarın “deyip dururlar ..hep yalan söylerler.

 

Peygamberimiz Hz Muhanmed sav için düşmanı ve onu hiç sevmeyen Ebu Cehil “O asla yalan söylemez Ne diyorsa doğrudur Güvenilirdir.”demiştir.Oysa karalayabilirdi Kötüleyebilirdi. Demek ki düşmanımız bile olsa dahi kin ve nefret duyduğumuz biri hakkında bile YALANCILIK /DOĞRULUK çizgisinde bile dikkat etmeliyiz.Bu bize verilen İNANÇ EĞİTİMİNİN GEREĞİDİR.

 

ADALET EŞİTLİK VE DOĞRULUK ÜZERİNE TESİS EDİLMİŞTİR.ÜLKELERDE HAK VE ADALET ÜZERİNE .ÖZGÜRLÜKLER DİĞERİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BAŞLADIĞI YERE KADARDIR.

 

Yalancılık ötekileştirir. Doğruluk yakınlaştırır.

 

ORHAN GÜNGÖR EMEKLİ ÖĞRETMEN www.yesilakkus.com Köşe Yazarı